Bir zamanlar, güzel bir bahçede çok sevimli bir kuş yaşarmış. Bu kuşun adı Maviş’miş. Maviş, bahçede bulunan herkesle çok iyi arkadaşmış. Her sabah erkenden uyanır, ağaç dallarında cıvıl cıvıl öter ve herkese “Günaydın!” dermiş.
Bir gün, bahçeye küçük ve yaralı bir serçe düşmüş. Serçe çok üzgünmüş çünkü kanadı incinmiş ve uçamıyormuş. Diğer hayvanlar onu görünce biraz korkmuş ve yanına yaklaşmamış. Ama Maviş, serçeyi görünce hemen yanına uçmuş ve ona şöyle demiş:
- “Merhaba küçük serçe, seni yaralı gördüm. Sana yardım edebilir miyim?”
Serçe, gözyaşları içinde:
- “Kanadım çok acıyor ve uçamıyorum. Artık gökyüzüne dönemeyeceğim,” demiş.
Maviş ona gülümseyerek:
- “Endişelenme! Ben sana yardım edeceğim. Allah, her zorlukla birlikte kolaylık da verir. Yeter ki sabırlı ol ve O’na dua et,” demiş.
Maviş, serçeye yiyecek getirmiş ve her gün onun yanında olmuş. Serçenin yarası yavaş yavaş iyileşmeye başlamış. Birkaç hafta sonra, serçe tekrar uçabilecek kadar güçlü hale gelmiş. Kanatlarını çırparken gözleri parlamış ve Maviş’e şöyle demiş:
- “Teşekkür ederim, Maviş! Sen olmasaydın belki de iyileşemezdim. Allah seni hep korusun!”
Maviş de mutlu bir şekilde:
- “Unutma küçük serçe, Allah bizim her halimizi görür ve hep yanımızdadır. O’nun rahmeti ve sevgisi çok büyüktür. Şimdi özgürce uçabilirsin!”
Serçe, kanatlarını çırparak gökyüzüne yükselmiş ve diğer kuşlarla bulutların arasında kaybolmuş. Maviş ise bahçesine geri dönerek yardımlaşmanın ve Allah’a güvenmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu hissetmiş.
Bu hikaye bize şunu öğretir:
- Yardıma ihtiyacı olanlara destek olmak önemlidir.
- Allah, sabırlı ve merhametli olan kullarını sever.
- Zorluklar geçicidir; yeter ki Allah’a dua edelim ve sabır gösterelim.
Ebû Satd el-Hudrt’den (r.a.) rivayet edildiğine göre
Ayşe (r.a.) şöyle dedi:
Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu: