“Namazlarına Riayet Ederler.” Müminun 23/9

Ben Müslüman’ım diyen bir insanın namazsız bir hayat yaşaması hiçbir zaman düşünülemez. Namazsız Müslümanlık olmaz. Namazın korunması, namazın hayatta fonksiyonunun korunması, varlık sebebinin korunması demektir. Yani namazın topyekûn hayata hâkim olmasının korunması demektir. Yani namazı muhafaza demek, namazla Allah’tan alınan mesajı muhafaza etmek ve namaz sonrası hayatı onunla düzenlemek demektir.

Ben Müslüman’ım diyen bir insanın namazsız bir hayat yaşaması hiçbir zaman düşünülemez. Namazsız Müslümanlık olmaz. Namazın korunması, namazın hayatta fonksiyonunun korunması, varlık sebebinin korunması demektir. Yani namazın topyekûn hayata hâkim olmasının korunması demektir. Yani namazı muhafaza demek, namazla Allah’tan alınan mesajı muhafaza etmek ve namaz sonrası hayatı onunla düzenlemek demektir.

Onlar namazlarında huşu sahibidirler. Namazlarında huşu içindedirler. Onlar haşyet içinde bir namaz ikame ederler, Allah huzurunda olmanın bilinci içinde bir namaz icra etmektedirler. Onlar namazda Allah’tan mesaj almanın, Allah’a tekmil vermenin bilinci içindedirler. Onlar namazlarında huzurunda bulundukları Rablerinden haşyet içindedirler, Rablerinin azametinden tir tir titremektedirler. Kalpleri Allah’ı ve Allah’ın ayetlerini anmakla yumuşamış, Allah’ı ve Allah’ın ayetlerini hatırlamaktan zevk alan kimselerdir onlar.

Rablerini razı edememenin, Rablerinin hatırını kazanamamanın, Rablerinin istediği kulluğu yapamamanın endişesi ve derdiyle kıvranırlar. Allah’ı gücendirmekten korkarlar, Allah’ı razı edememekten korkarlar. Haşyet korku manasınadır, ama yılandan, çıyandan, akrepten korkmak ayrıdır, kişinin anasından korkması ayrıdır değil mi? Niye korkar kişi anasından? Acaba kalbini kırdım mı? Acaba rızasını alamadım mı diye korkar değil mi? Kişinin babasından korkmasıyla anasından korkması farklıdır. İşte o müminler de Rablerinden böylece bir haşyet içindedirler. Rablerinden Rablerinin rahmetinden ve cennetinden kesinlikle ümitlerini kesmemekle beraber acaba mı ki? Diye yine de korku içinde bir hayat yaşayarak her an daha iyiye, daha güzel bir Müslümanlığa çabalarlar.

Onlar namazlarında aldıkları mesajları hayatlarında uygulayamamanın endişesiyle üzülürler. Namazlarında okudukları cehennem ayetlerinin, vaiyd ayetlerinin korkusuyla sapsarı kesilirler. Cennet ve mükâfat ayetleriyle sevinip coşarlar. Rableri tarafından kendilerine sunulan yasal örneklere, peygamberlere benzemeye çalışırlar. Onlar namazda Rablerinin huzurunda olduklarının bilinci içinde başlarını öne eğerler, bakışlarını aşağıya indirirler, sağa sola kaydırmazlar, seslerini alçaltırlar, bel kırarlar, boyun bükerler, Allah huzurunda küçüklüklerini, acizliklerini itiraf için yüzlerini ayaklarının altında ezip çiğnedikleri topraklara sürerler. Rableri huzurunda hiçliklerini ortaya koyarlar. Onlar namazlarında bedenlerini de kalplerini de Rablerine teslim edip başka şeyler düşünmezler. Konuşmazlar, bir şey yiyip içmezler. Namazın bilincindedirler onlar.

Namazda okudukları ayetlerin bilincindedirler. Namazın tekbirinin, kıyamının, rükûsunun, secdesinin farkındadırlar. Namazda ne dediklerinin, ne yaptıklarının farkındadırlar onlar. Onlar namazlarında huşu sahibidirler. Onlar namazlarında tüm varlıklarıyla, kalpleriyle bedenleriyle Rablerine yönelmiş kimselerdir. Namazın ta başlangıcı olan abdestten, gusülden kıbleye dönüşe, Allah için niyetten kıyama, kıraate, rükû ve secdeden okudukları ayetleri anlayıp üzerinde tefekkürden Allah huzurunda duruş bilincine varıncaya kadar Allah adına bir namaz ikame etmenin bilinci içindedirler.

Evet, namazda huşulu olabilmek için namazda ne dediğimizin, ne okuduğumuzun farkında olmak zorundayız. Ne dediğini, ne okuduğunu, okuduklarının ne anlama geldiğini bilmeyen kimsenin kıldığı namaz bir sarhoşun namazı gibidir. Çünkü Rabbimizin, kitabımızın başka bir ayetinde ne dediğinizi, ne söylediğinizi bilemeyecek kadar aklınız başınızda değilse namaza yaklaşmayın buyurduğunu biliyoruz. Ne dediğimizi bilerek bir namaz kılacağız ve namazda nasıl bir mesaj almışsak öylece bir hayat yaşayacağız. Aksi takdirde namazda bir şeyler okuyorsun ama okuduğun bu ayetlerin ne dediğinden habersiz olursanız böyle namaz olmaz. Evet, o müminler namazlarını muhafaza ederler. Namazlarını korurlar. Namazlarını kaybetmemek için tüm gayretlerini teksif ederler.

Namazlarının üzerine titrerler. Çünkü namaz gitti mi tüm hayat gitmiş demektir. Bir Müslüman için namazsız bir hayatın düşünülmesi mümkün değildir. Ben Müslüman’ım diyen bir insanın namazsız bir hayat yaşaması hiçbir zaman düşünülemez. Namazsız Müslümanlık olmaz. Namazın korunması, namazın hayatta fonksiyonunun korunması, varlık sebebinin korunması demektir. Yani namazın topyekûn hayata hâkim olmasının korunması demektir. Yani namazı muhafaza demek, namazla Allah’tan alınan mesajı muhafaza etmek ve namaz sonrası hayatı onunla düzenlemek demektir.

Yani o müminler namazla Allah’tan mesaj alan ve bu mesajı seccadede unutmayan, namaz sonrası hayatlarında da sürdüren, muhafaza eden ve hayatlarını bu namazla, bu mesajla dengede tutmayı beceren kimselerdirler. Namazda okudukları surelerin manalarını, muhtevalarını unutmayıp, muhafaza edip vermelerinde, almalarında, küsmelerinde, barışmalarında, giyimlerinde, kuşamlarında, evlenmelerinde, boşanmalarında, okumalarında, yazmalarında, hukuklarında, eğitimlerinde, namuslarında, iffetlerinde uygulamaya koyan kimselerdir onlar. Yani namazda aldıkları mesajla hayatlarını düzenlemeyi beceren kimselerdir onlar. Rabbim bizi de onlardan etsin inşallah.

Önceki Makale

O Allah Rahmet Etmeyi Nefsine Yazmıştır

Sonraki Makale

Rahmetten Ümit Kesilmez

Yorum yaz

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun

En son yazıların doğrudan e-postanıza iletilmesi için e-posta bültenimize abone olun.
Saf ilham, sıfır spam ✨
Bizimle İletişime Geçin