Şimdi Ne Bekliyor Bu Kâfirler?

Görmüyorlar mı bu ayetleri? Allah’ın kâfirlerin elebaşlarını yok ettiğini görmüyorlar mı? Kâfirlerin yok edilişi bazen Müslümanların eliyle olur, bazen de Allah kendi kendilerine onların yok edilişini sağlayıverir. Daha dün Müslüman kanına doymayan zalim İzak Rabini kim yok etti? Müslümanlar mı yok etti? Allah kendi kendilerine yok ettiriyor zalimleri? Veya geçmiş dönemlerde ülkemizdeki din düşmanlarını birbirlerine kırdırmadı mı?

Görmüyorlar mı bu ayetleri? Allah’ın kâfirlerin elebaşlarını yok ettiğini görmüyorlar mı? Kâfirlerin yok edilişi bazen Müslümanların eliyle olur, bazen de Allah kendi kendilerine onların yok edilişini sağlayıverir. Daha dün Müslüman kanına doymayan zalim İzak Rabini kim yok etti? Müslümanlar mı yok etti? Allah kendi kendilerine yok ettiriyor zalimleri? Veya geçmiş dönemlerde ülkemizdeki din düşmanlarını birbirlerine kırdırmadı mı?

İşte şu anda Allah’ın dini İslâm, küfür coğrafyalarına yürümeye devam ediyor. Sadece Almanya’daki Müslüman sayısı bir milyon, Fransa’daki sayısı bir buçuk milyondur. Allah’ın dini evlerinin içine, ülkelerinin içine kadar giriyor. Bunu görmüyorlar mı? Ve işte dün köleleştirip her birini bir zalim devlet başkanına mahkûm ettikleri Müslümanlar bir bir özgürlüklerine yürüyorlar.

“Biz bunlara ve babalarına geçimlikler verdik de ömürleri uzadı; şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelen onlar mıdır?” (Enbiya, 21/44)

Bilâkis biz onlara ve atalarına pek çok nimetler, geçimlikler verdik. Dünyada onlara imkânlar, fırsatlar verdik. Ta ki onlara bu dünyada tanıdığımız ömürleri uzadı da, sağlıkları, sıhhatleri, bollukları, nimetleri uzadı da, güçleri, kuvvetleri, mülkleri saltanatları uzadı da 70,80 yaşlarına geldiler. Küfürlerine rağmen biz onların üzerinden nimetlerimizi eksik etmedik. Şu andaki kâfirleri düşünün. Veya meselâ Nuh (as) karşısında 950 yıl peygambere isyan, Allah’a küfür içinde hayat yaşayanları bir düşünün. Şimdi Allah’ın kendilerine yıllarca imkân tanıdığı bu kâfirler: Görmüyorlar mı yeryüzünü etrafından eksilttiğimizi? Hâlâ görmüyorlar, düşünmüyorlar, anlamıyorlar mı yeryüzünü etrafından eksiltmeye başladığımızı? Farkında değiller mi bunun? Allah’ın kendilerine uzun uzun ömürler verdiği bu kâfirler yavaş yavaş etraflarının nasıl eksiltilip daraldığını görmüyorlar mı? Her geçen gün küfrün ve şirkin aleyhine İslâm’ın gönüllere nüfusu, Allah davasının adım adım kalplere yürümesi, İslâm coğrafyasının genişlemesi, küfür ve şirk coğrafyasının daralması, küçülmesi anlatılıyor.

Görmüyorlar mı ki biz arzda ilerlemekteyiz. Görmüyorlar mı ki bizim davamız, bizim mesajımız Arabistan yarımadasında hızla yayılıyor. Bizim mesajımızın yayılışı karşısında, mesajımızı yayanlarla birlikte bizim de yürümemiz, bizim de birlikte olmamız karşısında küfür ve şirk dünyası daralıyor. Küfrün ve şirkin etkisi azalıyor. Kâfirlerin etki sahaları daralıyor. Egemenlikleri sarsılıyor. Köleleştirdikleri Müslümanlar birer birer uyanıyorlar. İslâm dünyası birer birer kâfirlerin egemenliklerinden kurtuluyorlar.

Bu ayeti bu ayetlerin nazil olduğu dönem için düşünecek olursak şunları söyleyeceğiz: Bir dönem Mekke’de on bin insan yaşıyordu. Onlardan biri bir gün Hıra mağarasına gider. Oradan inişinde o Müslüman ve peygamber olarak döner. Böylece Müslümanların sayısı hiç yoktan bire yükselirken, kâfirlerin sayısı ise 9999’a düşmüştür. Bir kaç gün sonra Hatice anamız Müslüman olur, Müslümanların sayısı ikiye yükselirken kâfirlerin sayısı 9998’e düşer. Birkaç gün sonra Hz Ebu Bekir efendimiz Müslüman olur ve Müslümanların sayısı üçe çıkarken kâfirlerin sayısı 9997’ye düşer. Birkaç gün sonra Hz. Ali efendimiz Müslüman olur, Müslümanların sayısı dört, kâfirlerin sayısı 9996. Bir süre sonra Hz Ömer efendimiz kırkıncı Müslüman, Müslümanların sayısı kırk, kâfirlerin sayısı ise 9960’a düşer. Bir süre sonra Mekke fethedilir, Mekkeliler Müslüman olur ve Müslümanların sayısı şu kadar çoğalırken kâfir dünya bir şehrini kaybeder. Bir süre sonra tüm Suudi Arabistan yarımadası Müslüman olup Müslümanların sayısı artarken, kâfir dünya bir ülkesini, bir coğrafyasını kaybeder. Bir süre sonra İslâm başka coğrafyalara yürür ve Müslümanların sayıları, coğrafyaları, egemenlik güçleri artarken kâfirlerin güçleri, coğrafyaları ve egemenlik alanları daraldıkça daralır.

Görmüyorlar mı bu ayetleri? Allah’ın kâfirlerin elebaşlarını yok ettiğini görmüyorlar mı? Kâfirlerin yok edilişi bazen Müslümanların eliyle olur, bazen de Allah kendi kendilerine onların yok edilişini sağlayıverir. Daha dün Müslüman kanına doymayan zalim İzak Rabini kim yok etti? Müslümanlar mı yok etti? Allah kendi kendilerine yok ettiriyor zalimleri? Veya geçmiş dönemlerde ülkemizdeki din düşmanlarını birbirlerine kırdırmadı mı? Bazen bir fâsıkla da Allah düşmanlarını yok edip dinini yüceltiverir. Evet, Allah kâfirlerin egemenliklerini, güçlerini eksiltiyor, bunu görmüyorlar mı? Etraflarını daraltıyor. Tabi bu ayeti önce Mekke için düşünürsek, Rabbimiz her gün bir kaç insanı Müslüman yaparak kâfirlerin sınırlarını, sayılarını daraltıyordu, bunu görmüyorlar mı? Kölelerini kaybediyorlardı. Her gün bir küfür beldesinin İslâm beldesine katılmasını, her gün bir küfür ailesinin İslâm ailesine katılmasını ve böylece etraflarının daraldığını görmüyorlar mı? Hatta kendi oğullarının bile Müslüman olduklarını görmüyorlar mı? Kendi egemenlik sahalarının evlerinin içinde bile daraldığını, bitmeye başladığını görmüyorlar mı? O gün böyle olmuştu, bugün de böyle olacak Allah’ın yardımıyla. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

İşte şu anda Allah’ın dini İslâm, küfür coğrafyalarına yürümeye devam ediyor. Sadece Almanya’daki Müslüman sayısı bir milyon, Fransa’daki sayısı bir buçuk milyondur. Allah’ın dini evlerinin içine, ülkelerinin içine kadar giriyor. Bunu görmüyorlar mı? Ve işte dün köleleştirip her birini bir zalim devlet başkanına mahkûm ettikleri Müslümanlar bir bir özgürlüklerine yürüyorlar. Mısır, Libya, Sudan, Yemen, Suriye yıllar önce kaybettikleri özgürlüklerine yürüyorlar. Allah’ın izniyle kısa bir süre sonra hepsi eskiden olduğu gibi birleşip halifeli bir ortama yürüyecekler ve şimdi bizim üzerimize gelenler bir gün Müslümanları kendi coğrafyalarında karşılamak zorunda kalacaklar, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Şimdi ne bekliyor bu kâfirler? Bunu göre göre hâlâ galibiyet mi bekliyorlar? Müslümanlar karşısında üstün gelenler, galip olanlar onlar mı olacak? Galip gelenler onlar mı olacak, yoksa Allah mı? Bunlar kiminle savaştığının farkında değiller mi? Bugüne kadar kim baş edebilmiş Allah’la? Göklerde ve yerde egemen olan Allah’sa, mutlak güç kudret sahibi Allah’sa, Allahın dilemesiyle onların çocukları bile, vatandaşları bile Müslüman oluyorsa kesinlikle bilelim ve inanalım ki galip gelen de Allah olacaktır, Allah taraftarları olacaktır.

Önceki Makale

Onlar Emanetlerini Ve Sözlerini Yerine Getirirler

Sonraki Makale

Şüphesiz Ki Küfredenlere De Şöyle Seslenilir.

Yorum yaz

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun

En son yazıların doğrudan e-postanıza iletilmesi için e-posta bültenimize abone olun.
Saf ilham, sıfır spam ✨
Bizimle İletişime Geçin