Şüphesiz Ki Küfredenlere De Şöyle Seslenilir.

Cehennemi boylayan kâfirler iki sebepten dolayı kendi kendilerine kızacaklar, gazaplanacaklar: Dünyada iken inkâr ettikleri, reddettikleri cenneti, cehennemi, azabı, ikabı, tüm gerçekleri gözleriyle görünce kendi kendilerine kızacaklar, gazaplanacaklar. Vay biz ne yapmışız! Biz ne akılsız insanlarmışız! Rabbimiz bize karşı sonsuz rahmet ve merhameti gereği bu kadar ayetiyle bu cenneti, bu cehennemi anlattığı halde dinlemeyerek, kulak vermeyerek ne aptalca bir hayatın adamı olmuşuz! Diyerek hasret ve pişmanlıklar içinde mahvolacaklar, kahrolacaklar.

Cehennemi boylayan kâfirler iki sebepten dolayı kendi kendilerine kızacaklar, gazaplanacaklar: Dünyada iken inkâr ettikleri, reddettikleri cenneti, cehennemi, azabı, ikabı, tüm gerçekleri gözleriyle görünce kendi kendilerine kızacaklar, gazaplanacaklar. Vay biz ne yapmışız! Biz ne akılsız insanlarmışız! Rabbimiz bize karşı sonsuz rahmet ve merhameti gereği bu kadar ayetiyle bu cenneti, bu cehennemi anlattığı halde dinlemeyerek, kulak vermeyerek ne aptalca bir hayatın adamı olmuşuz! Diyerek hasret ve pişmanlıklar içinde mahvolacaklar, kahrolacaklar.

“Şüphesiz ki küfredenlere de şöyle seslenilir: Muhakkak ki Allah’ın gazaplanması sizin kendinize gazaplanmanızdan daha büyüktür. Çünkü sizler imana çağrıldığınız zaman küfrediyordunuz.” (Mümin, 40/10)

1: Anlayabildiğimiz kadarıyla bu ayet-i kerimede anlatılan şudur: Ey kâfirler! Sizler dünyada iken sizi hakka, İslâm’a, Allah’a kulluğa çağıran peygamberlere karşı, Müslümanlara karşı kızıyordunuz, gazaplanıyordunuz. Hâlbuki Allah size, sizin onlara gazaplanmanızdan daha fazla gazaplanıyordu.

2- Dünyada iken sizler, sizi İslâm’a çağıran, namaza, tesettüre, hayatınızın tümünde Allah’a kulluğa çağıran kişilerin çağırdıkları şeylerin çok çirkin, çok kötü şeyler olduğunu zannediyordunuz ve onlara icabet konusunda gazaplanıyordunuz ya, hâlbuki Allah sizin onlara gazaplandığınızdan daha çok sizin içinde bulunduğunuz küfrünüze gazaplanıyordu. Yani sizin namaza gazaplandığınızdan daha çok, Allah namazsızlığınıza gazaplanıyordu. Sizin tesettüre gazaplandığınızdan daha çok, Allah sizin tesettürsüzlüğünüze gazaplanıyordu.

3- Ya da ey kâfirler! Şu andaki durumunuza kızıyorsunuz, cehennemin berzahına yuvarlanmanıza, ateşle kucaklaşmanıza gazaplanıyor ve kahroluyorsunuz. Sizler şu anda azabı görünce dünyada sizi imana çağıranlara karşı küfürle karşılık veren nefislerinize, tutumlarınıza, tavırlarınıza kızıyor, gazaplanıyorsunuz ya, halbuki Allah sizin şu anda bu durumunuza gazaplanmanızdan daha çok sizin dünyadaki durumunuza gazaplanıyordu, deniyor.

Cehennemi boylayan kâfirler iki sebepten dolayı kendi kendilerine kızacaklar, gazaplanacaklar:

1-Dünyada iken inkâr ettikleri, reddettikleri cenneti, cehennemi, azabı, ikabı, tüm gerçekleri gözleriyle görünce kendi kendilerine kızacaklar, gazaplanacaklar. Vay biz ne yapmışız! Biz ne akılsız insanlarmışız! Rabbimiz bize karşı sonsuz rahmet ve merhameti gereği bu kadar ayetiyle bu cenneti, bu cehennemi anlattığı halde dinlemeyerek, kulak vermeyerek ne aptalca bir hayatın adamı olmuşuz! Diyerek hasret ve pişmanlıklar içinde mahvolacaklar, kahrolacaklar.

2-Dünyada bu konuda başkalarına tabi olanlar, kendilerini cehenneme sürükleyen bu tabi oldukları önderlerinin kendilerini yüzüstü terk edip, ortada bıraktıklarını görünce, onlara gazaplanacaklar, kahrolacaklar. Onlarla dünyada hiç tanışmamış olmayı, hayatlarının onlarla hiç kesişmemiş olmasını ya da onlarla kendileri arasında doğu ile batı arası kadar bir mesafenin olmasını temenni edecekler.

Meselâ bu konuda, kendilerinin sapması konusunda yeryüzünde en etkili varlık olan şeytanın o saptırdığı, yoldan çıkardığı kimselerin karşılarına geçip uzunca bir hutbe irad edip ve hutbesinin sonunda da:

“İş olup bitince, şeytan: Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfusum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah’a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zalimlere can yakan bir azap vardır, der.” (İbrahim, 14/22)

“Bugün beni kınamayın, siz kendi kendinizi kınayın! Zira dünyada iken benim sizin üzerinizde bir sultam, bir saltanatım, bir gücüm, kuvvetim yoktu. Bir göz kırptım, hemen peşime takılıverdiniz. Kalplerinizin ibresi o kadar zayıfmış ki, hemen peşime düştünüz!” deyince ona ve kendilerine gazaplanacaklar, mahvolacaklar kahrolacaklar.

Önceki Makale

Şimdi Ne Bekliyor Bu Kâfirler?

Sonraki Makale

Selam Yurdu...

Yorum yaz

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun

En son yazıların doğrudan e-postanıza iletilmesi için e-posta bültenimize abone olun.
Saf ilham, sıfır spam ✨
Bizimle İletişime Geçin