Oku !

Okumak; anlamanın, düşünmenin ve sorgulamanın ilk ve belki de en önemli adımıdır. Öyle ki, bir konu hakkında bilgi sahibi olmak, o konunun getirilerini/gerekliliklerini doğru icra etmek/yaşamak istiyorsanız muhakkak okumalı/araştırmalı/öğrenmeli ve tabi ki sorgulamalısınız. Aksi halde önünüze konulan her bilgiyi doğru ve gerekli görüp, kaldıramayacağınız yükler altına girebilir, inandığınız/önemsediğiniz ve olmazsa olmaz dediğiniz değerlerden/ölçülerden/kavramlardan uzaklaşıp taviz vermek, bilerek ya da bilmeyerek terk etmek zorunda kalabilirsiniz.

İslam, vahyin ” okunması, sorgulanması, idrakı ile başlayıp, tatbiki/uygulanması ile devam edilmesi ” gereken kutlu bir süreçtir. Lakin bu süreç din(i)darlık sıfatı ile kitleleri kontrolü altında tutan kişilerin, çeşitli faktör ve etkenlerle insan-vahy ilişkisini sekteye uğratması sonucu deforme edilmiştir. Vahyin muhataplarını vahyin dışına iten din(i)darlar, akleden değil taklit eden bireylerin, sürüler halinde köleleştirilmesini sağlanmıştır. Bu taklit inancının nüksetmesindeki en önemli figür Kur’an-ı “ bizler anlayamayız “ fikrinin, zaman içerisinde zihinlerimize/kalplerimize ve hayatlarımıza empoze edilmesidir.

Kitabın “Yaratan Rabbinin adıyla oku” ! (Alak/1) emriyle birlikte başlattığı öğüt alıp düşünme çağrısına karşı reaksiyonumuz ; maalesef zaman içerisinde devşirilerek “itaat et/sorgulama” olarak kabullendirilmiş ve hayatlarımıza hızlıca entegre edilmiştir. Bireylerin sembolleşen düşünceler arasında itilip çekiştirilmesi, seçime, karara ve taraflaşmaya sürüklenmesi, okumak, okutmak, öğrenmek, öğretmek yerine uygulatmak dayatmak sorgusuz sualsiz bağlılık kavramlarının sindirilmesinin sağlanmasının hiç şüphesiz ilahi bir sistemde yeri yoktur.

İlk emri “Oku” olan bir inanç sisteminde, aktif/diri ve sürdürülebilir bir inanca sahip olmak, Allah’a en güzel, en doğru şekilde kulluk sunmak istiyorsak; Rabbimizin yeryüzünde ki görsel ve yazılı ayetlerini okumaya, anlamaya ve üzerlerinde düşünmeye çalışmalı, var oluş amacımızı sorgulamalıyız.

Bu Kur’ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52)

Bu Kitap (Kur’ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab’a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. (EN’AM/92)

Hayır, hayır, O kur’ân kuşkusuz bir öğüttür.

Dileyen onu düşünür. (MÜDDESSİR/54-55)

Andolsun ki biz size açık açık bildiren âyetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik. (NUR/34)

Biz, bu Kur’ân’da akıllarını başlarına almaları için türlü şekillerde (ikaz ve ihtarı) açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır. (İSRA/41)

Bu (Kur’ân) insanlar için bir açıklama, Allah’dan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür. (AL-İ İMRAN/138)

O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür . (HAKKA/48)

De ki: “Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?”. De ki: “Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur’ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah’la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?” De ki: “Ben buna şahitlik etmem”. “O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım”de. (EN’AM/19)

Ancak Allah’tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.) (TAHA/3)

Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar. (SAD/29 )

Önceki Makale

Neoliberal kültür ve etkileri

Sonraki Makale

Önceliklerimiz ve öncelediklerimiz

Yorum yaz

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun

En son yazıların doğrudan e-postanıza iletilmesi için e-posta bültenimize abone olun.
Saf ilham, sıfır spam ✨
Bizimle İletişime Geçin