Androidleşen kulluk.

Tembelleştirilmiş düşünce, bireylerin zihinlerinde oluşturulan prangalardır. Her şeyin hazır, akıllı ve pratik kavramlarıyla hayatlarımıza servis ediliyor olması, beraberinde fiziksel ve zihinsel bir çöküntünün de sinyallerini vermektedir. Tüm bu meşgalelerin hayatlarımızda oluşturduğu temel deformasyon, yaratıcı ile olan bağımızın koparılarak, sekülerist bir teslimiyetin merkezine doğru çekildiğimizi de göstermektedir.

Yeryüzündeki milyarlarca insanın, hayatlarını daha kolay ve daha pratik hale dönüştürme çabaları çift taraflı neticelenen bir durumunda habercisidir. İnsanoğlu varlık sahnesindeki kulluk rolüne ve kendisine beyan edilen kulluk senaryosuna ( vahye ) bağlı kalmak yerine, bu bağları fiziksel ve ruhsal konfora ulaşmak adına koparmaktan çekinmemektedir.

Teknolojik gelişim, kulluğumuzu ve dünya sahnesindeki mücadelemizi kolaylaştırması gerekirken, bizleri her geçen gün kendisine bir kat daha bağlayan ve hayatlarımızın kontrolünü ele geçiren çağdaş bir puta dönüşmektedir. Konforumuzu düşündüğümüz kadar Allah’a olan kulluğumuzu düşünmüyor olmamız, ne için yaratıldığımızın ve nasıl yaşamamız gerektiğinin bilincinden de uzaklaştığımızı göstermektedir.

İnsanoğlu, geçici bir meta olan dünyaya olan bakış açısını kalıcı fikirler ve hedefler üzerine bina ettiği sürece; hayatın önüne koyduğu tüm materyalleri, ulaşılması gereken birer amaca dönüştürmektedir. Varlığımızın ana hatlarını oluşturan vahiy, dünya ile kurmamız gereken ilişkinin hangi şartlarda ve ne amaçlı olduğunu bize şöyle öğretmektedir;

  • Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı. ( ANKEBUT/64 )
  • Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah’tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. ( HADİD/20 )

Bir çok insanın Allah’a kulluk vazifesi esnasında en çok hataya düştüğü konu; araç olan bir dünyayı amaç olarak görerek, elde edilen tüm gelişmeleri yalnızca dünyalık keyfiyet ve afiyet için harcamak, teknolojik gelişmelerden yararlanarak, Allah’a daha iyi bir kulluk sunmak yerine, nefsimizin saltanatını kabartarak varlık amacımızdan uzaklaşmak olduğunu görüyoruz.

Bu durum bizlerin teknolojiyi doğru kullanmadığını ve aslında teknolojinin bizleri kullanıyor olduğunu da net bir şekilde özetlemektedir.Ayrıca bu bakış asla bizlere çağdaş ve ileri bir medeniyet sunmayacağı gibi, cahiliye yıllarının bencil ve nefsi yaşam anlayışına da geri döndürecektir.

Rabbimiz bizlerin özellikle akıl etmesini, düşünmesini ve bilinçli birer kul olarak kendisine dönmemizi beklerken, ihtiyacımız olan her şeyi, tüm gereklilikleri ve imkanları da emrimize vermiştir. Bizler işte bu noktada “ niçin yaratıldığımız “ merkezinin dışına çıkmadan ve yalnızca bu amaca hizmet ederek, androidleşerek bizleri varlık amacımızdan uzaklaştıran sisteme karşı, vahy ile vahyin düsturu ile hayatlarımızı yeniden güncellemeliyiz.

Kişisel konforumuzdan, teknolojik bağımlılığımızdan ve asosyal hayatlarımızdan Allah için vazgeçmeyi öğrendiğimiz vakit, nefislerimizin hicreti ve sekülerist sisteme karşı başlattığımız cihadımız olacaktır. Bu mücadele asla teknolojiye ve çağa karşı yapılan bir baş kaldırış değil aksine kulluğumuzun teknolojik ve çağdaş tüm envarterler ile vahye uygun olarak yürütülmesinin farkındalığıdır.

Bizler niçin yaratıldıysak, sahip olduklarımızı ve çağın bize olan getirilerini de, aynı amaç ve gaye uğruna harcamak ve kullanmak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız..

Önceki Makale

Aile ve İslam

Sonraki Makale

Arapça mı ? Rab'ça mı ?

Yorum yaz

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun

En son yazıların doğrudan e-postanıza iletilmesi için e-posta bültenimize abone olun.
Saf ilham, sıfır spam ✨
Bizimle İletişime Geçin